| |
-Hilal'i ben Dooan Kitaptan çikan albümü ile tanidim ve benim gibi pek çok bu albümle taniyan insan var, yazari ve çizeri olarak size "Hilal kimdir?" diye sorduoumuzda ilk akliniza gelen ne olur?
Hafif çatlak, zeki, son derece güzel, baoimsiz, hirçin, güçlü ve nevropat taraflari bulunan liseli bir kiz.
Bunlar onu görüp biraz okuduounuzda ilk gözünüze çarpan taraflari. Benim gördüoüm ise bütün bunlarin altinda yatan dipsiz derin bi kuyu. Onu yaratirken ve ona öyküler yazarken, hep uçsuz bucaksiz gizemli evreni çekiyor beni, tabii ne kadarini yansitiyorum, tartisilir.
-Hilal karakterini yaratirken "ortaokul da ki askiniz" etkili olmus deniyor. Peki o anne, baba ve Lucifer'i nereden buldunuz?..
Evet, aslinda ilk çikis noktasi oydu, ama hiçbir zaman onun ile birebir kisisellestirmedim.
O baska bu baska, adlari ve sarisinliklari, biraz da gözleri, tamam biraz da yaramazliklari ayni. Ama o orda kalmis, bu da çizgilerime malzeme olmus iki ayri Hilal’den bahsediyoruz.
Ki ben su an ikinci Hilal’i bulmak, her sene onu öykülerime katmak için sehirde sokak sokak pesinde kosup onu aradioim zamanlari bilirim. Geçen sene hiç yoktu mesela, ne ondan ne ailesinden haber alabildim. Duyduoum kadariyla bir uçaoin bagaj bölümünde kaçak olarak Kalküta’ya kaçmis, ruhunu arindirmaya. Ailesi de pesinden. Deli iste. Baska ne beklenir!!
-Peki her yazar çizer hikayenin içine birazcik da kendini koyar. Biz Kenan Yarar'i hikayelerin neresinde aramaliyiz?
Size sunu söyleyeyim, bu hikayeler, üç farkli dilden orkunabilir öyküler ve hangisinin gerçeoi barindirdioini asla bilemiyorsunuz, yani ben de çikamam içinden. Böyle derken, aslinda çizer olarak ne yapiyorum ve kime hizmet ediyorum demek lazim. Kimilerine göre Lucifer benim ve bu 17’lik çitir ile is pisirmenin fantastik kurgusunu yasiyorum. Bana göre Lucifer Hilal ve bütün bu yalanlarina beni de inandiriyor, çiziyorum, Hilal’e göre kendisi ya bir deli yada hayatini cehenneme çeviren ve bedeninin ve aklinin herseyinin talibi,bir erkek zimbirtisi, ona sahip olmak için olmadik seyler yaptiriyor... Seytan’a göre ise birileri olsa olsa alt dünyada onunla dalga geçiyor...
-Hilal sürekli ayip seyler yapan 17 yasinda seksi ve çilgin bi kisilik, hikayelerde küfürün bini bir para acaba bir mizah dergisinde çizmenin özgürlüoü var mi, çünkü Türkiye'de Serpieri'ye Manara'ya sansür uygulanirken siz çok daha özgür yazip çizebiliyorsunuz, yoksa muzir nesriyat kurulu sizi denetlemiyor mu yada her seye raomen bir oto sansür var mi?
Güzel bir tespit. Ama, denetlemiyor etmiyor ve görmüyorlar diye bir sey söz konusu deoil, kaldi ki benim de toplumsal ahlaka aykiri düstüoünü düsündükleri bir öykümden davam hala sürüyor. Ki bence öyle deoil... Masumum yani. Ama karsilastirdioiniz çizerler, Serpieri veya Manara gibi, öykülerinde -sizin karsilastirmasini yaptioiniz örnekleri kastederek- soft porno yapan usta çizerler. Sansür uygulanmasi dooal yani.. Ama benim yaptiklarimda gözle görülür bir otosansür zaten vardir, buna dikkat ederim, etmeye çalisirim, her ne kadar yasinizin ve çizerlioin getirdioi bir olgunluk ile okuyucu yas kusaoinizin 18 yas siniri olmayan bir dergide olduounuzu unutup biraz bel alti sallasaniz da her zaman dikkatli olmam gerektioini biliyorum ve öyle olduouma inaniyorum....
 -Aslinda sansüre uoramadiniz derken atladioimiz bir sansür var, sizin Hilal'in reklamini iki gazetenin kitap eki yayinlamamis, Türkiye'de sansür konusunda söyleyeceoiniz birseyler varmi?Hilal’in parmaoini ahlaksiz buldular! Kendisi dururkenJ. Ama yadgirgamadim. Zaten Hilal’in hemen hemen bütün öykülerinde bir sekilde dövülüp, asaoilanip, kafasina olur olmaz herseyin geçirilme nedeni de bu rahatlioi deoil mi? Hilal, güzel ve seksi bir kiz, ama bakisiniz sadece onu becermek üzerine olursa, size gerçekten iyi bir parmak çekecek kadar da cesur ve aozi bozuk bir bela.
-Hilal halen Lombak'da sürüyor ama albümü alanlar içinde vaad edilen "Sinifin En Güzel Kizi" kitabini bekliyor, acaba Hilal içerik icabi ile ne kadar Bukowski barindiriyor?
Öyle bir kitaptan haberim var, ama okumadim, zannimca ikisinin de güzel bir kiz barindirmasi disinda hiçbir benzer nokta olacaoini sanmiyorum, kitabinin ismindeki kelime oyunun da benim öykümün ismi olmustu o baskaL. Dioer kitabinin da çikmasi için elimden geleni yapacaoim, çünkü onun ilk hikayeleri gerçek bir delilik barindiriyor. Kimsenin onu bir daha öyle görme ihtimali yok. En azindan sol kolundaki proteziyle yaptiklari gerçekten inanilmaz. O öykülerni basamadan ölürsem, gerçekten göremeyeceklere üzülücem.
-Meraklisi için çikacaoini müjdelemistiniz Hilal Albümünde. Peki biz ne zaman göreceoiz "sinifin en güzel kizi" ni çizgi roman raflarinda?
Onlarnin basina bin türlü bela geldi, çok isi var. Kaybolan bütün sayfalarini bir araya getirip, hepsini tarayip, tekrar ayni sekilde renklendikten sonra anca... Yani Lucifer amca da bos durmuyor. Ha bire çelme

-1997 de Melankomik'i yayinladiniz ama siz bir mizah dergisinde çalismaniza raomen komik deoil daha çok fantastik-korku içine serpistirilmis tüyler ürperten bir mizah anlayisiniz var... yarilmis vücutlar, orasindan burasindan tuhaf seyler sarkan insanlar ve türlü gudubetler, bunlari çizerken aklinizdan neler geçiyor?
Bana böyle sorular soran insanlari da dooramak geçiyor... Saka tabii, ama yasadioim toplumda, caddesinden tut, oturduoumuz evlere, sokaoina, okuluna varincaya kadar, hayatim hep yarim yamalakti. Hep mükemmel olmaya çalisan ama yarim birakilan, hirpalanan, tekmelenen veya çelme takilan hayatlar, yasamlar ve ömürler gördüm.
Elime bir kalem aldioim zaman gözümün önündeki dört dörtlük bir sandalyeyi hep dörtte üç gördüm. Yani çizdioim anda onun ya bir bacaoi eksik, ya boyalari dökülmüs veya delik desik içinde tahta kurulari vardi.
Öykülerime, insanlarima, tiplemelerime, hikayelerin geçtioi mekanlara hep bu gerçeklioi kattim, ortaya fantastik bir dünya çikti. Ama bu dünya zaten yasadioim hayatin ta kendisi... Hiçbir Avrupali veya Amerikali gibi muntazam gökdelenler ve trenler, firlatti mi asla sekmeyen yildirimlari olan süper kahramanlarim olamaz benim.
-Çizgi roman çizeri olmak için bir okul yok diyorsunuz, Türkiye'de neredeyse "çizgi roman üretilmiyor" denecek kadar az çizgi roman üretiliyor ve bunun çoounu da mizah dergilerinde görüyoruz. Sizce Türkiye sartlarinda mizah dergilerinin disinda çizgi roman üretmek imkani yok mu?
Var ama onu tüketecek kitle son derece az. Yani fiyakali bir silme artistik çalismalari olan çizgi roman dergisi.
Türkiye’de Avrupa veya Amerika’daki, Japonya’daki gibi çizgi romanlar üretmek, müzikde Heavy Metal veya Rock albümü çikartmak gibi kisitli bir kitleye ve uzun vadede çok da kar getirmeyen bir sektöre üretmeye benziyor. Benim ülkemde mizah ile harmanlanmis öyküler veya mizah dergisi içinde kendini var etmis çizgi roman anlayislari tüketilebilip talep görüyor. Ben bunun zorluounu bilsem de bi sekilde melezleserek uyum saoladioima inaniyorum. Dioer dergiler Don Kisot’luktan ileri gidemedi.
-Dünyada yazmak ve çizmek olayi artik ayri ayri meslekler, ama bizde hala yazar-çizer birlesik yaziliyor her ay yeni bir macera üretmek zor olmuyormu?
O kadar büyük getirisi ve kitlesel tüketimi olacak bir sektörümüz olsa biz de öyle çalisirdik, ama bizde böyle. Ama yazan çizen bir arada tabii ki daha bir saolam olur, bu büyüyü yakalamak bir yana, maddi açidan pek tatminkar olmadioini belirteyim. Bizde gelenek ayni anda yazan çizen olabilmekten de geçiyor.
-Bir mizah dergisinde 7 sayfa çizmek size 1 ay yetecek kazanci saoliyor mu yoksa yine de "Baska çizgiler" düsünmek zorunda kaliyormusunuz?Yerine ve zamanina göre deoisir. Iyi satan bir mizah dergisinde (mizah aoirlikli çizgi roman dergisi diyelim) 7 sayfaniz olmasi zaten zordur, yani kolay kolay verilmez, yapabilmeniz de zordur açikcasi ama aldiysaniz bu ülkedeki çoou meslekteki insandan çok daha iyi kazaniyorsunuz demektir. Tabii ki bu her sektörde olduou gibi, derginin popülaritesine, sizin çalismaniza ve hiç kazari olmadan derginizin sahibi yani patronunuzun eli açiklioina baoli seyler. Bizimkisi accayip cimri meselaJ

-Çizgi roman dedioimiz zaman akliniza ilk gelen yazar-çizerler kim ve hangi karakterler?
Suat Gönülay’i tek geçerim. Bence tahilsizliktir onun dergilerde olmamasi. Bileoi hala mükemmeldir elinde hala iyi senaryolar olabilse, yada senaristi, hatta sirf karikatür çizgisi üzerinden bile hala bu ülkenin en basarili bileoi olarak yoluna devam eder...
Kemal Aratan. Büyülüdür parmaklari. Mükemmel çizer ve karikatürlerini onun kadar ince dokunuslarla ve kivrak çizgi oyunlariyla resimleyen bir baska babayioit görmedim.
Galip Tekin dünyasi ki, hiç körelmeyen bir enerji. Onun enerjisi, is ciddiyeti ve azmi gerçekten örnek alinir.
Nuri Kurtcebe... Bu ustanin ilk çizgilerini gördüoümde ben ilkokulda, sokaktan girgir dergisi sayfalari topluyordum. Ortaokulda da bütün sayfalarini biriktirirdim. Keske kaybetmeseydim. Hayatimda nasil bir çioir açtiysa, o rüzgarla savruldum buralara. Tabii ki sayilabilecek daha bir sürü. Ersin burak da benim ilk ustam ve çizgi roman sevkini içime atan ilk yol göstericimdir.
Yabancilardan ilk bes isim, Bilal, Manara, Serpieri, Corben ve Moebius...
-Türkiyede "Ah bir kitabi çiksa,ah bir albüm yapsa" diye bekledioiniz çizer var mi?
Suat Gönülay, Kemal Aratan, Galip Tekin, Nuri Kurtcebe’nin bütün öykülerini bir araya getirip, çok iyi bi yayinevinden, bu güne kadar Türkiye’nin görüp görebileceoi en iyi çizgilerin albümlerde basilmis öykülerini görmek isterim. Ben o çalismalarin muhakkak bir albümle ölümsüzlestirilmesi gerektioini düsünüyorum.
hayal saati olarak bize vakit ayirdioiniz için tesekkür ederiz.. |
|